asaf's profileGiden oldun; gelgiğin gü...PhotosBlogListsMore Tools Help

Blog


    kişişsel olgınluk basamaklarından bir tanesinden

    Yaşadımız herbir günden yeni kazanımlar elde ediyoruz, fark ettiğimiz ölçüde; yada şimdiye değin emin oldumuz konularda yanıldıgımızı farkedınce. Bunların yanında değişimlere ayak uydurmada başlı başına bir zorluk. Şimdiye kadarki yaşam ölçütlerinden uzaklaşmak gerekıyor, yeni olan bir dünyaya ayak basmak için. Her gün yeni yeni tecrübe edinmenim yanında bu kazanımları uygulama ve sindirme de başlı başına bir zorluk. En basit şekilde kendi mesleki hayatımdan örnek vermek gerekirse; öğrencilik yıllarımda benimsedigim  etik kurallarının meslek hayatına geçtiğinde yerlerde, ayaklar altında olmasada, çiğnendiğini görmek ve ilerdeki bir sorun olarak durması şimdiden iştah kaçırıcı. ....evet şimdi askerlik deneyimleri nasıl olacak, gidenlerden işittiklerim pekte iştah açıcı olmasada idare edilebilecek durumda



    son zamanlar

    Kendime sorduğum amansız soruların çıkmazı içersinde, düşünce karmasıklıgıyla beraber; 
    Uzun zaman dan beridir kafam karısık
    İletişimlereimde eskisi esnek yapımı koruyamıyorum birazdaha kırıcı ve sert oldu dilim
     
    İşin en rahatsız edici tarafı ise düzelme derdimin olmaması
     
    galıba bana soylenecek  en tedaviedici söz
    zarara gölüyle rıza gösterene merhamet göterilmez

    neden çalısıyoruz

    Amerikalı bir zengin, iş seyahati sırasında Meksika'nın küçük bir kıyı limanda gezerken, bakmış ağzına kadar balık dolu bir tekne ve içinde keyifli bir balıkçı. "Merhaba balıkçı" diye seslenmiş, "Bu balıkları ne kadar zamanda tuttun
    "Bir iki saatimi aldı" demiş balıkçı.
    İştahlanmış bizim işadamı; "Ee, niye biraz daha kalıp daha fazla tutmadın?" diye sormuş. Bu kadarı bize yetiyor da ondan" diye omuz silkmiş balıkçı.
    Şaşmış balıkçının bu kanaatkarlığına işadamı; "Kalan zamanını nasıl geçiriyorsun peki" diye üstelemiş.
    Balıkçı, özetlemiş bir gününü: "Sabahları açılır, biraz balık tutarım. Sonra çocuklarımla oynarım. Öğleyin karımla biraz siesta yaparım. Akşamları amigolarla beraber gitar çalıp şarap içer, geç vakte kadar eğleniriz. Oldukça meşgul sayılırım senyor".Gerinmiş Amerikalı: "Bak" demiş "..ben sana yardımcı olabilirim. Bu işe daha çok zaman ayırmalısın. Daha büyük bir tekne bulup daha çok balık tutmalısın. Oradan elde edeceğin gelirle daha büyük tekneler alırsın. Kısa sürede tuttuğun balıkları doğrudan işletme tesislerine satarsın. Hatta zamanla kendi balık fabrikanı bile kurabilirsin.
    Kısa zamanda balıkçılık sektöründe bir numara olursun". Balıkçı merakla "Bunları yapmak kaç sene alır sinyor" demiş: "15-20 yılda halledersin" demiş Amerikalı, "Ama sonrası daha parlak: Zamanı gelince şirketini halka açarsın, hisselerini iyi paraya satarsın, kısa zamanda zengin olup milyonlar kazanırsın."
    "Milyonlar ha..." diye tekrarlamış balıkçı...
    "Eeee... sonra?"
    "Sonra emekli olursun. Küçük bir balıkçı kasabasına yerleşirsin. İstersen zevk için balık tutarsın. Çocuklarınla oynar, karınla keyfince siesta yaparsın. Akşamları da arkadaşlarınla şarap içip gece yarısına kadar gitar çalarsın.Sence ben şu anda ne yapıyorum!?.. "<BR>Bir an olsun durup düşünseniz; "Bütün bu telaş ne için?.." Arada denize açılıp, çocuklarınızla oynaşmayacak, dostlarınızla gitar çalıp şarap içemeyecek olduktan sonra onca koşturmanın ne anlamı var?
     
    Hırsla örülü onca yılın vaat ettiği final, halen yanı başımızda duran mutluluksa, bu yarışa ne gerek var

    turkiye ve afrika arasinda

     
    Coğrafî konumu, yeraltı ve yerüstü zenginlikleri ve güçlü insan kaynaklarına rağmen, ülkemizin bir türlü belini doğrultamaması ile doğal kaynakları itibarıyla dünyanın en en zengin kıtalarından Afrika'nın geri kalmışlığı arasında önemli benzerlikler bulunuyor. Ancak temel bir fark var. Afrika'nın geri kalmışlığında sömürgecilik ve daha çok yabancılar büyük rolü oynarken, Türkiye büyük oranda kendi eliyle kendini geri bırakmayı başaran bir ülke! Türkiye'nin bu kötü durum için yabancı düşmana ya da sömürgeci güçlere ihtiyacı yok. Zira kendi elitleri aracılığıyla kendine yeterince zarar verebiliyor. Her 5-10 yılda tekrarlayan ekonomik krizlerin, demokrasinin istikrara kavuşmasına bir türlü izin vermeyen askeri müdahalelerin, ideolojik ve etnik kökenli terör hadiselerinin, devlet ile millet arasında sürekli diri tutulan temelsiz çatışmaların öncelikli sorumlusu bu ülkenin elitleri değil mi?

    Adsl Güvenlik Önlemleri-Çok Önemli!!

     

    Adsl Güvenlik Önlemleri-Çok Önemli!!

     

    Adsl 'ciler Dikkat

    Adsl modemlerde Kullanıcı Adı ve Sifresi sabit olarak gelir.

    Adsl Kullanıcı adını  değiştiremessiniz fakat sifrenizi değiştirmenizi kesinlikle öneririm.

    Çünkü Adsl kullanıcıların Ip adreslerini Scan eden  bir kişi sifresi değiştirilmemiş kullanıcıları bularak modem ayarları üzerinde oynama veya değiştirme işlemleri yapabilir.

    Bunların yanısıra 21 (Ftp) ve 23 (Telnet)  portları açık olabilir.Bu portlarıda ayarlar kısmından  kapatabilirsiniz.

    Adsl Modem kontrol paneline girmek için Internet Explorerı kullanarak tahminen http://10.0.0.2  http://192.168.1.2 veya buna benzer bir ip adresini yazıyorsunuz.Bu giriş 80 numaralı porttan sağlanıyor eğer adsl modem ayarınız destekliyorsa bu 80 numaralı portu başka bir portla değiştirebilirsiniz...

    Eğer değiştirme işlemini örnek 11 inci porta göre ayarlarsanız  http://10.0.0.2:11   yazarak adsl modem kontrol paneline erişebilirsiniz... 

    Adsl modem şifrenizi değiştirmek için modem ayarlar sayfasına girerek Admin ve User Password Configuration bölümlerinden değiştirebilirsiniz.İki şifre bölümünüde değiştirmenizi tavsiye ederim.

    Adsl Modem ayarlar sayfasının bağlantı portunu değiştirmek içinse genelde Misc Configuration kısmında bulunan  "HTTP server port"  yazısının karşısındaki yere istediğiniz port numarasını yazabilirsiniz. Submit diyerek değişiklikleri onaylayın ve Save Setting and Reboot seçeneğini seçerek ayarları kayıt edin

    Adsl Güvenlik

     

    1.  Adsl Modem ayarları sayfasına giriş yaptığınız "admin" ve "user" şifrelerini değiştirin.

    2. Adsl Modem ayarları erişim için kullandığınız portu değiştirin.  Örnek : http://10.0.0.2 yazdığınızda 80 numaralı porttan giriş yapılıyor. Bu ayarı  "Misc configuration" ayar kısmından değiştirin. Portu değiştirdiğinizde giriş için yazdığınız Ip adresiniz sonuna değiştirdiğiniz portuda eklemeniz gerekmektedir. Örnek :  http://10.0.0.2:7000 gibi.

    3. Adsl Modem ayarlar kısmında "Misc Configuration" bölümünde FTP (21) ve TELNET (23) portları Enable olarak gelebilir. Bu portları kullanmıyorsanız Disable olarak değiştirebilirsiniz.DMZ 'yi "Enabled" yaparak DMZ HOST IP kısmına bilgisayarınıza ait olmayan bir Ip adresi yazabilirsiniz (Örnek : 10.0.0.66)

    4. Adsl Modeminizin özellikleri arasında Firewall varsa bunu etkinleştirip portlarınızı biraz daha güvenli yapmanız mümkündür.

    5. Adsl Modeminizin Router özelliği  sizi dışarıdan gelebilecek saldırılara karşı koruma görevi üstlenir.Ethernet+Router+USB modemleri tercih edebilirsiniz.

    6. USB adsl modemlerin 135 ve 139 portları açıktır.Dışarıdan gelebilecek saldırıları tek başına engelleyemez.Bu saldırılar Adsl bağlantınızın yavaşlasmasına sebep olabilir.Bununla beraber Bilgisayarınıza virüs Trojen bulaşma ihtimali oldukça yüksek olacaktır.Mümkün oldukça USB Adsl modemlerden uzak durmanız gerekmektedir.

    7. Elinizde USB adsl modem varsa ve 135, 139 gibi portlardan bilgisayarınıza saldırı geliyorsa. Port güvenlik bölümündeki "NETBIOS (137, 138, 139)  ve "Dcom RPC(135) "  yazılarını okuyarak ayarlarınıza uygulayın.

    9. Adsl = Internet ise Internet  = Bilgisayar demektir.Yukarıda anlattığım ayarlar yapıldıktan sonra Windows kullanıyorsanız "Windows Güvenlik" ve "Port Güvenlik" bölümlerini iyi okumalısınız.Daha sonra AnaSayfa dan "Program Download" bölümündeki Kerio Firewall, AntiVir, Ad-Aware, Hijackthis, WebClean, Active Ports programlarını yüklemelisiniz.

    10. Bütün bu ayarları yaptıktan sonra

    * Firewall ve Trojen Virus için yüklediğimiz programlarımızı güncel tutmalıyız.

    * Crack,Adult, Warez gibi sitelere girişte yüklemiş olduğumuz firewall lar açık olması gerekmektedir.

    * "Dökümanlar" bölümünde yazmış olduğum tüm dökümanları okumanızı tavsiye ederim.

    * Bilmediğiniz programları bilmediğiniz sitelerden yüklemeyin. www.google.com  bu arama motorunda detaylı bir şekilde arama yaptıktan sonra istediğiniz özellikte düzgün programlar bulabilirsiniz

     

     

    Eğer modem şifrelerinizi bilmiyorsanız aşağıdaki kaynaktan yararlanabilirsiniz!

    Adsl modem şifreleri Yazılış Sırası
    Modem markaları     Modem IP'leri    Username    Password

    Adsl Airties RT210 modem  --- 192.168.2.1 logine tıkla
    Adsl Allied telesyn modem  ---  192.168.1.1:8080 manager friend
    Adsl Apache  modem --- 192.168.1.1/setup veya root root
    Adsl Asus  modem ---    192.168.1.1 admin admin
    Adsl Aztech modem  ---    10.0.0.2 admin admin
    Adsl Aztech  modem ---    192.168.1.1 admin admin
    Adsl Billion Bipac  modem ---    192.168.1.254 admin password
    Adsl Cnet  modem ---    10.0.0.2 admin epicrouter
    Adsl Corecess 3112 usb modem  ---    10.0.0.3 admin corecess3113
    Adsl Corecess 3113 eth  modem  ---    10.0.0.2 admin corecess3113
    Adsl Creative adsl  modem --- 192.168.1.1 admin admin
    Adsl Dibeg 108  modem   ---    192.168.1.1 dare (boş geç)
    Adsl D-Link  modem ---    192.168.1.1 admin admin
    Adsl Datron ETHERNET   ---    192.168.1.1 admin admin
    Adsl Datron USB modem ---    192.168.1.2 admin admin
    Adsl Dost GVC modem  ---    192.168.1.254 dost dost
    Adsl Eicon Diva modem  ---    10.0.0.2
    Adsl E-con S4 modem ---  10.0.0.2 admin epicrouter
    Adsl Geek  modem modem  ---    10.0.0.2 admin epicrouter
    Adsl Geekmodem  --- 10.0.0.2 admin geekadsl
    Adsl Gezz usb modem  --- admin epicrouter
    Adsl hicomm  modem  ---    10.0.0.2 admin epicrouter
    Adsl Inca  modem  ---     10.0.0.2 admin epicrouter
    Adsl Loopcom  modem  ---     10.0.0.2 admin epicrouter
    Adsl Link SYS  modem  ---     192.168.1.1 admin admin
    Mercury ADSL  modem  ---    10.0.0.2 admin conexant
    Adsl Origo  modem  ---     10.0.0.2 admin kont2004
     OniXon Dsl 400 modem --- 192.168.1.1 root root
    Adsl paradigm modem  ---     10.0.0.2 admin epicrouter
    Adsl pikatel modem  ---    192.168.7.1 DSL DSL
    Siemens Adsl modem --- 192.168.254.254 admin admin
    Speedcom Adsl modem   ---    10.0.0.2 admin conexant
    SpeedTouch 330 Adsl modem  ---     10.0.0.138 şifreyi paswword'u kendin belirle
    Speedtouch Adsl modem  ---    10.0.0.138 şifreyi paswword'u kendin belirle
    Tecom  Adsl modem  ---    192.168.1.1 root root
    Thomson Adsl modem  ---    10.0.0.138 şifreyi paswword'u kendin belirle
    USB Robotics Adsl modem  ---    10.0.0.2 admin admin
    Zoom X Serisi  modem  ---    10.0.0.2 admin zoomadsl
    ZyXEL Adsl  modem  ---    192.168.1.1 admin 1234


     

     
     

    Polisimizin Hayati Tavsiyeleri-Lütfen Hepsini Okuyun!

     

    Alıntı

    Polisimizin Hayati Tavsiyeleri-Lütfen Hepsini Okuyun!

    TAVSİYELERİMİZ!

     

    Bunları Biliyor musunuz ?

     

    Sanık Olabilirsiniz:

    Sanık olarak ifadenizin alınmak istenmesi durumunda ne ile suçlandığınızın bildirilmesinin gerektiğini, avukat tayin etme hakkınızın bulunduğunu, avukat tayin edebilecek durumunuzun olmamasına karşılık baro tarafından tayin edilecek bir avukat isteyebileceğinizi, onun avukatlığından faydalana bileceğinizi biliyor musunuz?

    Tanık Olabilirsiniz:

    Şahit olarak ve usulüne uygun bir şekilde mahkemeye çağrılmanıza rağmen mazeret bildirmeden gelmemeniz durumunda zorla getirileceğinizi, gelmemenizden dolayı doğan masrafların ödettirilmesi ile birlikte hafif para cezasına da çarptırılacağınızı biliyor musunuz?

    Suç Alet ve Eşyaları:

    Savcı veya onun yardımcısı olan zabıta görevlileri tarafından yürütülen tahkikat sırasında suçun ispatına yarayacak veya zoralıma tabi olan eşyanızın muhafaza veya başka bir suretle emniyet altına alınabileceğini, bu eşyaların yanınızda bulunması veya tesliminden kaçınmanız durumunda el konulabileceğini biliyor musunuz?

    Arama:

    Suç üstü halinde veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde veya firar eden mahkum veya tutuklunun tekrar yakalanmasını sağlamak amacının dışında geceleyin evinizde arama yapılamayacağını, arama kararının yetkili hakimin vereceğini, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet Başsavcılarının ve onların yardımcısı sıfatı ile emirlerini yapmaya memur olan zabıta görevlilerinin arama yapabileceğini biliyor musunuz?

    Şahsi Dava Açmak Sizinde Hakkınız:

    Tehdit, gündüz haneye tecavüz, başkasının sırrını açıklama, darp ve yaralama zarar verme, ticarette kanunsuz rekabet, özel kanunlarda yazılı edebi ve sınai mülkiyetler ile güzel sanatlara ait mülkiyetlerinize ait işlenen suçlardan dolayı zarar görmeniz durumunda avukatınız vasıtasıyla veya bizzat dava açabileceğinizi biliyor musunuz?

    Kısıtlanan Hakkınızı Geri Alabilirsiniz:

    İşlediğiniz herhangi bir suçtan dolayı mahkum olmanızın yanında elinizden alınan bazı haklarınızın iadesini, ikametinizin bulunduğu yerin tabi olduğu ağır ceza mahkemesine vereceğiniz bir dilekçe ile isteyebileceğinizi biliyor musunuz

    Gasp ve Soygunlardan Korunma Konusunda Bayanlara Öğütler:

    Genel olarak bayanlarımız yükte hafif, pahada ağır ve bilhassa altından yapılmış olan ziynet eşyasını kullanmaktan zevk alırlar. Bundan dolayı yankesicilik, kapkaççılık, dolandırıcılık, kapkaççılık gibi hırsızlık olaylarına ve ziynet eşyalarının alınması esnasında meydana gelen boğuşmalarda yaralanmalara bazen de maalesef ölümlere maruz kalmaktadırlar

    Alış- verişe çıktığınızda bilhassa semt pazarlarına gidişinizde tüm ziynet eşyalarınızı takarak çıkmayın. Semt pazarlarında ve büyük alış-veriş merkezlerinde ziynet eşyalarını takanların kötü niyetliler tarafından takip edilebileceğini unutmayınız.

    Alış-veriş merkezlerinden veya semt pazarlarından dönerken kesinlikle ıssız yerleri tercih etmeyin. Apartmanınıza girerken arkanıza dönerek takip edilip edilmediğinizi kontrol ediniz.
    Bu tür alış-veriş merkezlerinde veya düğünlerde kötü niyetli olabilecek kişilere karşı dikkatli olun, dönerken de mümkün oluğunca yalnız dönmemeye gayret ediniz.

    Semt pazarlarında alışveriş yaparken poşetlerin fazlalığından dolayı, yardımcı olmaya çalışan kişilere kısa süreli de olsa çantanızı emanet etmeyiniz.

    Bu tür alış-veriş merkezi, semt pazarı vb. yerlere giderken çantanızda çift cüzdan bulundurmak ve fazla miktardaki paranızı, kredi kartlarınızı, kimlik kartınızı, ehliyetinizi vb. değerli evrakınızı başka cüzdanda bulundurmak mağduriyetinizi önleyecektir.

    Evinizin elektrik, su telefon, doğal gaz vb. donanım ve şebekelerini kontrol için geldiklerini söyleyen tamirci, tesisatçı, belediye görevlisi kılığındaki kişilere dikkat ediniz.

    Resmi görevli olduklarını belirten kişilerden kimlik göstermelerini isteyiniz.

    Kapıya gelen satıcı, dilenci, bohçacı, falcı vb. kişiler her zaman mal satmak için gelmezler. Kötü niyetli kişiler toplumun bu istemini her zaman kendileri için fırsat olarak değerlendirmek isterler. Bunlara karşı her zaman dikkatli olunuz.
    Evinizde yalnız olduğunuz bir zaman kapınızı tanımadığınız kişilere açmayın. Kapınızda mutlaka zincir bulundurun. Önce kapı dürbününden bakın, sonra zinciri açmadan ne istediğini anlayın. Ancak tanımadığınız şahıslara kesinlikle kapınızı açmayınız.

    Evden çıktığınız zaman bırakmak zorunda olduğunuz değerli eşyalarınızı alışılagelmiş yerlerin dışında ve en son düşünülen veya hiç düşünülmeyen yerlerde saklayınız.

    Ziynet eşyalarınızı evde bırakma imkanınız olmadığından üzerinizde taşımak zorundaysanız, dikkat çekmemek için değerli takılarınızı örtecek giysiler giymeniz mağduriyete uğramanızı önleyecektir.

    Toplu taşıma araçlarında seyahat ederken çantalarınızın kapaklarını iç yüze getiriniz veya çantanızı ön tarafında tutarak elinizle kontrol altına alınız.

    Taşıtlarda seyahat ederken özellikle kucağında çocuk taşıyan bayanlara ekstra eşyalarını tutmayı teklif eden kişilere karşı dikkatli olunuz.

    Kalabalık alış-veriş merkezlerinde veya marketlerde alış-veriş yaparken cüzdanınızı çantanızdan çok sık olarak çıkarmamaya, elinizde tutmaya, tezgah üstüne veya başka yerlere koymamaya dikkat etiniz.

    Issız mahallerden geçmemeye özen gösteriniz

     

    Konut Güvenliği İçin Tedbirler:

    Mekanik Yönden:

    Yapılış itibariyle tek tek, arka arkaya dizilmiş bir şekilde bulunan evlerde, mekanik mi yoksa alarm tertibatımı kullanılacak, buna bilinçli bir şekilde karar verilmelidir. Öncelikle evin açılabilecek yerleri;kapı pencere, bodrum penceresi çatı aralıkları, balkon-teras ve garaj kapıları vb. gibi yerler masraftan kaçınmayıp demir koruyucularla korunmalıdır. Sadece zemindeki kapı veya pencereleri kapayıp da üst kattakileri kapatmamak mantıksızlık olur. Kolay bir şekilde merdiven temin edilerek buralardan evlere girebilir. Bu sebeple buralar da korunmalıdır.

    Kapı Bölümü:


    Birçok hırsız kapıyı kullanarak eve girer. Bu durumlarda balkon sürgüleri, çok sayıda kilit ya da güvenli sağlam kapılar tavsiye edilir. Balkon ve teras kapıları kilitlenebilen bir sisteme sahip olmalıdır. Daha çok güvenliği ise, kilitler ya da çok sayıda kilitler ile sağlam kapılar sağlar.

    Pencere Bölümü:

    Pencereler, iteklemelere karşı ek kilitlerle kilitlenebilen kollarla veya çok sayıda kilitlerle korunabilir. Daha çok güvenli olmasını istiyorsanız en az 19 mm kalınlığında ve 12x12 cm aralığında bitişik yerleri kaynaklı ve duvara en az 10 cm girmiş olan parmaklıklar kullanınız. Eğer cam kullanılırsa, kırılmaya müsait olmayan camlar kullanılmalı ve uçları betona girecek şekilde ayarlanmalıdır. Kesişen uçlara kaynak yapılmalıdır.

    Diğer bir imkan ise kırılmayan camların kullanılmasıdır. Bu arada pencerelerde de bir çok kilit ya da ek kilit kullanmalıdır. Özel naylonlar ise, kısa bir süre için de olsa girişleri önlemektedir. Yapılması çok kolay ve ucuzdur.

    Bodrum pencereleri demir parmaklıklara kapatılmalıdır. Bodrum parmaklıklarının boşlukları sık bir şekilde, sağlam içi dolu, paslanmayan bir tür madenden ve soygunlara karşı sağlam olmalıdır.

    Kasalar:

    Kasalarda mutlaka çok kullandığınız eşyaları muhafaza ediniz. Pahalı mücevherat, çok miktarda nakit para önemli evraklar bankalardaki kasalarda muhafaza edilmeli. Ev için kullanılacak kasalardan duvar ya da yer kasaları tavsiye edilmektedir. Evinizden herhangi bir nedenle ayrılmanız durumunda mutlaka anahtarlarınızı yanınıza alınız. Şifreli bir kasa kullanıyorsanız şifrenizi her hangi bir yere not etmeyiniz. Eğer duvara gömülü kasaların kullanımı mümkün değilse, aynı şekilde yere gömülü olarak yerleştirilebilen ağaçtan kasa da kullanabilirsiniz. İsteğinize uygun bir kasayı piyasadan temin etmeniz mümkündür.

    Davranışlara Yönelik Önlemler:

    Alarm tertibatları, sürgülü kilitler yada zorlamaya dayanıklı kapılar vb mülkünü korur, bu da çok önemlidir. Böylece bir çok dertten ve masraftan kurtulursunuz.
    Önemli olan, yokluğunuzu belli etmemenizdir Tatilde olduğunuz zamanlar, evinizin posta kutusuna gelen mektupları ve reklam kağıtlarını tanıdıklarınıza aldırtmalısınız.
    Evdeki yokluğunuzdan dolayı hiçbir surette kapınıza not yazmayınız. Evde daima birisi varmış hissini verecek şeyler yapınız. Evinizde tele sekreterli telefon kullanınız ve yokluğunuzu belirtmemek için mesaj bırakınız (mesela; arayan şahsın size kısa bir süre için ulaşamayacağını belirtiniz).

    Komşuluk yardımlaşması ile soygunların önüne geçilebilir:

    Güvenebileceğiniz bir komşunuz sizin evde bulunduğunuzu göstermeye çalışmalı. Kendisi belirli zamanlarda evinizdeki ışıkları yakabilir veya zaman ayarlı olarak yanan lambalar kullanabilirsiniz. Arada sırada komşunuzun evini kollamak da bir önlemdir.
    Aynı zamanda yabancılara merdiven aralığında gözetlemek de bir önlemdir. Böyle kişilerle karşılaşırsanız kime gitmek istediklerini veya onlara yardımcı olup olmayacağınızı sorunuz. Şüpheli durumlarda yaptığınız gözlemlere ya da bir alarmın çalışması durumunda mümkün olduğu kadar kısa bir sürede komşunuzu arayınız ve durumu açıklamaya çalışınız. Belli bir yanlışlık sonucu alarm çalmış olabilir.
    Bir zanlıyı ya da şüpheliyi kendiniz yakalamaya çalışmayınız. Sizin dikkat edeceğiniz hususlar elbisesi boyu, saç rengi gibi göze çarpan özellikleri, kaçış yönü ve özellikle de kaçtıkları araçların markası elde ettiğiniz bilgileri hemen polise aktarınız.

    Tekniğin doğru olarak kullanılması:

    Dış aydınlatma mümkün olduğu kadar her yeri aydınlatmalıdır. Size tavsiyemiz devamlı olarak yanan bir ışık kullanmanızdır. Herhangi bir elektronik aracın prize takılmaması için prizin içeriden kapatılabilmesi gerekir. Bu yüzden de elektrik hatları da dış duvarlardan çekilmemeli. Evinizin elektrik bağlantıları ise dışardan kolayca kesilmeyecek şekilde olmalıdır.
    Telefon kabloları ise dışardan bağlantı yapılmayacak şekilde olmalıdır. En iyisi yeraltından döşenen kablolardır. Polise daha çabuk ulaşabilmek için de, mutlaka evinizde ikinci bir telefon (paralel) bulundurunuz.

    Evinizin önüne bırakacağınız merdiven, sandık, oturma bankları ve tırmanma aracı olabilir. Bir hırsızın kullanabileceği bütün malzemeleri kilitleyebileceğiniz yerlere bağlayarak güven altına alınız. Yağmur boruları veya yıldırım önleyicileri de hırsızın tırmanmasında kolaylık sağlar.
    Kapıdaki konuşma sistemleri ise, sadece ev sakinlerinin doğru kullanımlarında yararlı olmaktadır. Birisi zili çaldığında düşünmeden açarsa, ev sahipleri tehlike ile baş başa kalırlar. İçeri girmek isteyenin kim olduğunu öğrenmeye çalışınız (bu şahıs işçi veya resmi bir görevli olsa bile).

    Köpekler ise soygunlara karşı çok kullanışlıdırlar. Alarm tertibatlarından sonra en çok yıldırmaya yönelik olarak (büyüklüğü fark etmez) köpekler gelmektedir. Köpek diğerleri gibi kapanma aleti olmayıp yaşayan bir canlıdır.

    Aldığınız bütün önlemlere rağmen evinizde bir hırsızlık olduğunda polise çalınan mallarınızı ne kadar detaylı bir şekilde belirtirseniz, çalınan eşyalarınızın geriye gelme şansı da o kadar büyüktür.

    Alarm Tertibatı Takmak İster misiniz?

    Evlere kolayca erişilebilen pencere, balkon veya çekme kapılar bulunuyorsa, masraftan kaçınmayıp, demir parmaklık veya panjur gibi mekanik tedbirlerin yanında alarm tertibatını da taktırmanız gerekmektedir. Bu konuda yapılan araştırmalar sonucu yapılan olaylarının % 60'ında, şahısların başarısız olduğu tespit edilmiştir. Bu oran, alarm tertibatları için erişebilecek en yüksek orandır. Böyle bir alarm sisteminin çalışmasının dışarıdan da algılanacak biçimde siren veya lamba ile belirgin hale getirilmesi işlevinin daha fazla olmasını sağlar.

    Nasıl Bir Montaj?

    Alarm sistemlerinin montajının sadece yetkili servisler tarafından yapılması gerekmektedir. Devreye sokulan alarm tertibatının bakımının uzman birisi tarafından düzenli olarak yapılması gerekir. Güvenliğin sağlanması, planlama ile başlar. Bundan dolayı konunun uzmanına isteklerinizi zamanında bildirin. Yanlış montaj veya planlamadan dolayı alarm sisteminin gereksiz olarak devreye girme riski fazladır. Dış güvenliğe yönelik alarm sisteminde bütün açılan yerlerin ve canlı kısımların bulunduğu bölgelerin kontrol altına alınması sağlanır. İç güvenliğe yönelik alarm sisteminde ise evin içindeki belirli noktalarda oluşan hareketlere duyarlık gösteren sistemle güvenlik sağlanır.

    Evinizde evcil hayvan besliyorsanız iç güvenliğe yönelik alarm sistemi taktırmanız uygun olmaz. Sistem ile oluşturulan duyarlılık bu evcil hayvanlar vasıtasıyla bozulur ve alarmınız gereksiz olarak çalar. Hareketlere duyarlılık gösteren alarm cihazlarının seçilmesi tamamen mekanın fiziki durumuna bağlıdır. Bu durumda yanlış bir yer seçimi yapmayın.
    Alarm sisteminin enerji ihtiyacı şebeke cereyanı ve akü vasıtasıyla birbirinden bağımsız olarak sağlanmalıdır. Alarm sistemi, kullanımı mümkün olduğu kadar basit ve anlaşılabilir olanlardan tercih edilir.

    Alarm sisteminin çocuklar tarafından da kullanılabilecek özelliklerde olmasına dikkat edilmelidir. Soygunlar için güvenlik tedbirleri alınmalı ve böyle durumlarda alarm sistemi devreye girecek şekilde dizayn edilmelidir

    Nereye Alarm Takalım?

    Alarm tertibatı akustik veya optik olarak telefon hattına yerleştirilmelidir. "Sessiz alarm" sistemi telefon aracılığıyla bağlandığı ilgili birime ulaştırılır. Kullanılan alarm sistemlerinin devamlı kontrol edilmesi ve polisin gereksiz yere meşgul edilmesi gerekir. Bunun yanında sessiz alarm sistemi kuramamanız durumunda, kendiniz de tatbik edebileceğiniz siren ve ışıklandırma sistemini tavsiye ederiz. Monte edilen ışıklandırmalar erişilmeyecek noktada olmalı ve biri açıkça görülebilir, diğeri ise saklı olmalıdır.

    Konut Kapılarının İmal Hataları:

    Yuvanın içerisinden çıkmış halde bulunan kilit göbekleri,
    Dış taraftan vidalanmış kol çerçevesi,
    Kapı kolları için iğreti olarak demirlenmiş çok kısa çerçeve,
    Kilitlenme yerindeki kapı çerçevesi çok zayıf,
    Çok ince veya zayıf kapı materyali,
    Çok ince veya zayıf kapı malzemeleri

    Konut Kapıları Nasıl Olmalı:

    Delinme imkanı olmayan emniyetli kilit göbekleri kullanılmalı. Silindir, her ihtimale karşı kapandıktan ve kilitlendikten sonra da emniyet olmalı,
    Silindir, özel bir emniyet çerçevesi içinde bulunmalı, bu silindir içeriden vidalanabilir olmalı ve çerçeve ile birlikte kilitlenmeli çerçeveyle korunmalı,
    Kullanacağınız çerçeve en azından 3 cm uzunluğunda 3 mm kalınlığında olup duvar kısmına dübel ile sıkıca vidalanmalıdır. Metal çerçeve kullanılıyorsa, kilitleme yeri güvenli bir şekilde sağlamlaştırılmalı.
    Ana kilit zorlamalara karşı sağlam yapılmalıdır.
    Bu önlemlere ek olarak güvenlik tedbiri olması bakımından zincir ve emniyet kilidi de bulundurulmalıdır. Bu durumda, davetsiz misafirlerin zararına maruz kalınmadan kapı açıldığından görülecek kadar mesafe bırakılmış olur

    Güvenliği Nasıl Sağlayabilirsiniz?

    Kapınızın her iki kanadı için de güvenli olan sürgülü kilitleri giriş kapınıza taktırınız.
    Aynı zamanda dikey kilitleme sürgüleri de tavsiye edilir. Önemli olan duvarların dolu olması, demirlenme işinin sağlam yapılmasıdır.
    Daire kapısının monte edilmesine azami derecede özen gösterin. Menteşe vidalarını duvara takmadan önce mutlaka tutkala batırın. Bu eylem sonrasında vida üzerine bulaşan tutkal donacağından vidayı sıkacak ve menteşeler laçka olmayacaktır.
    Daha yüksek etkili bir güvenliğin sağlanması için özel olarak yapılmış ve zorlamaya karşı çok dayanıklı kilitlerle donatılmış kapıların kullanılmasında yararlar vardır

    Kapıların zorlanmasına karşı diğer önlemler:

    Kapların kaplanmasında kullanılacak olan materyal en az 3 mm olmalıdır.
    Kapının iç bölümleri çelik saç ile ya da çelik çubuklarla güçlendirilmeli, ya da aynı zamanda katkı maddesi olmayan saf ağaç ile yapılmalıdır.
    Özellikle kapı menteşelerinin sağlam olmasına önem verilmelidir.
    Silindir ve menteşeler matkap ile delinmelere karşı sağlam olmalıdır.
    Kapınıza mutlaka 170 derecelik göz merceği taktırınız. Apartman içi ışıklar, ev içinden bir düğmeyle de yakılabilir olmalıdır.

    Otomobil Hırsızlığına Karşı Önlemler:

    Neden Güvenlik?

    Otomobil hırsızlığı ve otomobilden hırsızlık son günlerde artan bir suçluluk çeşididir. Yapılan gözlemlerde park edilen araçların içinde her zaman araca ait belgelerin ve yedek anahtarlarının bırakıldığı görülmektedir. Çoğu zaman araçlar, trafiğin ortasında ve mağazaların önünde çalışır bir vaziyette bırakılmaktadırlar. Bu ise hırsızlık için davetiye çıkartmak anlamına gelir. Tedbir, hiçbir zaman sigortalamaktan kötü değildir. Seyahatlerinizde ve izinlerinizde aracınızın çalınması hiç de iyi bir olay değildir ve büyük problemleri de yanında getirir. Şunu da biliniz ki, hırsız çalmış olduğu araç ile bir trafik kazasına karışabilir. Bunun dışında, çalınan aracınız başka bir suçun işlenmesinde (mesela hırsızlık, soygun vb.) kullanılabilir. Düzenli bir emniyet tedbiri uygulamakla belki başka bir suçu önleyebilirsiniz

    Mekanik Tedbirler:

    İlk etapta suçluların korkutulması amcasını taşır ve hırsızlığın gerçekleşmesini önler.
    Özel emniyet çubukları direksiyonun çevrilmesini engellemektedir.
    Özel numaralı Kilitler, çekilmiş olan el frenin inmesini engellemektedir.
    Ülkemizde henüz kullanılmayan araç numarasının bütün aracın camlarına gravüre edilmesi. 5-Bunun için de ayrı bir güvenlik belgesi de verilebilmektedir.
    Vitesin oynamasını engelleyen kilitler.
    Hem vites kolunu hem de aynı zamanda el frenini kilitleyen kilitler vardır.

    Elektronik Tedbirler:

    Orta sınıftaki araçlarda "bölücü" kullanılarak belirli özellikler için faydalanılabilir (ateşleme, benzin akışını kesme gibi).
    Hiçbir zaman klipsli ya da çekmeli kullanmayınız.

    Doğru Davranışlar:

    Anahtarı aracın üzerinde bırakmayınız.
    Camları ve kapıları kapatınız, kilitleyiniz. 14-Araçta herhangi bir belge bırakmayınız.
    Yedek anahtarı araçta bırakmayınız.
    Otostopçuları almayınız.
    Alarm tertibatı takın.
    Orta kazanç düzeyinde bulunan insanların araçlarda, özellikle en çok rağbet edilen markalardan olan Mercedes, Audi, BMW ve lüks sınıfa giren araçlara alarm takılması tavsiye edilmektedir. Bir alarm tertibatının alımında aşağıdaki özelliklere dikkat edilmelidir

    Çevre Güvenliği:

    Zorlamalara karşı ve kilitli kapıların zorlanmasına karşı (Kapılar, Bagaj, motor kaputu vb.) bütün açma yerlerinin emniyetli olması

    İç Kısım Güvenliği:

    Değişik dokunmalarda veya camın kırılmasında alarmın çalışması için

    Çekilme Güvenliği:

    Aracın çekilmesini veya tekerlerin sökülmesini önlemek için

    Nasıl Bir Alarm:

    Dışarıdan erişilmeyecek şekilde bir yedek siren bulundurunuz veya sistem için her zaman yedek pil bulunsun.
    Bütün hatlara yapılabilecek sabotajlara karşılık güvenlik tedbirlerini almak.
    Akustik alarm (30 saniyelik 9 sinyalli optik alarm 4 dakikalık)
    Sistemin yapılması için düzenli olarak oto alarm tertibatlarının montajını yapan firma yetkilisine başvurulmalıdır.
    Mekanik titreşim araçları tavsiye edilmemektedir.
    Lüks sınıfındaki araçların kullanılmasında dikkat edilmesi gereken ise park yerinin denetim gereken ise park yerinin denetim altında olması, özellikle seyahatlerde (yurtdışı) ya da kapalı parklarda araçların park edilmesinde.
    Eğer aracınızın alarmı arka arkaya çalmaya başlarsa, aracınızın alarmını kapatmayınız, sadece aracınızın park yerini değiştiriniz.

    Yaşlılar İçin Güvenlik Tedbirleri:

    Yaşlı bir insan olmanız ve yılların yıpratıcı izlerini üzerinizde taşıdığınızdan dolayı kolay bir hedef olarak değerlendirilmeniz ve olabileceği düşünülen birikimlerinizin alınabilmesi amacıyla bir cürümün kurbanı olma konumunda kalabilirsiniz.

    Ayrıca şunu da aklınızdan çıkarmamalısınız ki dolandırıcılar iyi niyetlileri, hırsızlarsa güçsüzleri beklerler.

    Dikkat Soygun!

    Tanımadan kapıyı, kapı zincirini yada kapı sürgüsünü açmayınız.

    Zilinizi çalan kişileri kapı deliğinden dikkatlice gözetleyiniz.

    Şayet karşınızdaki şahsı tanımıyorsanız, mutlaka alınız. Böylece kapının açılmasına izin vermeden karşılıklı olarak (yüz yüze) görüşebilirsiniz.

    Telefon her zaman erişebileceğiniz uzaklıkta olmalıdır.

    Telefon, geceleri yatağınızın yanında bulunmalıdır. Hafızasına da polis, jandarma veya itfaiye telefonlarını kaydediniz.

    Böylece hırsızlık esnasında acele olarak Polise ya da Jandarmaya haber verme durumunuz doğar. Tabii ki bu, akrabalarınız, doktorunuz ya da komşularınız da olabilir.

    Evinize girer girmez kapıyı kapatınız ve kilitleyiniz

    Dolandırıcılara Dikkat Edin !

    Evinize gelen resmi görevlilerin resmiyetini göz önüne almadan kimliklerini ibraz etmelerini isteyiniz.

    Dolandırıcılar, çok nadir de olsa güveninizi kazanmak amacıyla şık bir üniforma giyip yetkili ve görevli olduklarını ima edebilirler. Her ne suretle olursa olsun mutlaka kimliklerini göstermelerini talep edin. Kuşkunuzun geçmemesi durumunda şahsın verdiği bilgileri telefonla kontrol ediniz.

    Eğer yabancı birisini (örneğin tamirci) evinize alıyorsanız, onu odanın içerisinde yalnız bırakmamaya çalışınız.

    Şayet yalnızsanız, komşularınızın akrabalarınızın veya tanıdıklarınızın yanınıza gelmesini sağlayınız.

    Elinizde banka hesap cüzdanı varsa kaldırınız. Hesabınıza ödeme yapılacağını söyleseler bile şifrenizi kimseye söylemeyiniz.

    Birisine acil yardım gerekiyorsa, 155 polis imdadı arayınız. Kimseyi anında eve almayınız. İmzalarınızı gerektiği zamanlarda atınız.

    Zaman süreci dar olan bir vakitte imza atmayınız.

    Eğer komşularınız evlerinde bulunmadıklarında sizden kendileri için gelen bir postanın alınması için ricada bulunmuşlarsa, postaları veya mektupları teslim alınız.

    Uyuşturucu Maddeler:

    Uyuşturucu

    İsmi üzerine "uyuşturucu...".

    Oysa vatanımızın, milletimizin ve ailelerinizin akıl ve mantığıyla hareket eden berrak ve uyuşmamış beyinlere ihtiyacı vardır.

    Uyuşturucular; bugünümüzü ve yarınınızı karartan, sizi kendi benliğinizden ve milli kültürünüzden koparan bir felakettir.

    Benliğinden ve öz kültüründen kopmuşluk da sizi bunalıma ve cemiyetin dışına iter. Bu itilmişlik ise bedeni varlığınızın yok olmasına kadar gidebilir.

    Merak ve özentiyle başlayan sigara içme, daha sonra gelen alkol alışkanlığı ve bir üst derecesi olan bağımlılığı bataklığa düşmenin habercisidir. İnsanı insanlığından alıkoyan bu bataklıkta yaşamaksa alkolle birlikte cinsi sapıklığı, fuhşu, uyuşturucu bağımlılığını, frengi ve çağımızın en korkunç hastalığı olan AIDS'ı getirmesi kuvvetle muhtemeldir.

    Biliniz ki, bu tür ortamların çoğunda ahlaki değerler geçersizdir. Ahlakın geçersiz olduğu ortamlarda bütün değer hükümleri tersine dönmüş, maddi ve manevi dengeler bozulmuş, sorumluluklar yitirilmiştir. Siz bu ortamda ancak, uyuşturucu tacirlerinin kazanç kapısı olursunuz.

    Uzmanlarca yapılan araştırmalara göre; AIDS ile uyuşturucu ortamlarının ve uyuşturucu kullanımı arasında doğrudan veya dolaylı bir ilişki mevcuttur.

    Büyük çoğunlukla siz gençlerin kullanımına sunulan, cazip gösterilen uyuşturucu maddeler; AIDS'e çeşitli hastalıklara, genç yaşta ölümlere sebep olmaktadır.

    Doğru, dürüst ve çalışkan olmaya çalışın. Kendinize bir hedef belirleyin. Enerjinizi o hedefe varmak için kullanın.

    Herkesin bir zayıfı ve zayıf yanı mutlaka vardır. Önemli olan bunu bilmek ve onun esiri olmamaktır.

    Çocuklarınızı uyuşturucu kullanımına karşı korumak sizin en büyük görevinizdir. Bu görevi yapmak, topluma ve geleceğinize karşı sorumluluklarınızı yerine getirmeniz demektir.

    İçki, uyuşturucu, kumar, şans oyunları, sapıklık, fuhuş, evden kaçma, gibi faaliyetlerin tümünü besleyen, ortaya çıkaran ortama uyuşturucu kültürü denir.

    Yarınlarınızın bu ortama düşmemesi için; çocuklarınızın kimlerle arkadaşlık yaptığını ve verdiğiniz paraları nerede kullandıklarını iyi kontrol etmelisiniz.

    Çocuklarınızı sigara ve alkolden uzak tutmalı, anları ikram vasıtası olarak kullanmamalısınız.

    Çocuklarınıza ahlak bakımından iyi örnek olmalısınız.

    Çocuğunuzun kişilik kazanmasına yardımcı olup, onların kendilerine güvenini sağlamalısınız.

    Kuvvetli iradeye sahip olmaları için rehber olmalı, sizin isteğiniz konularda başarılı olamaya bileceklerini düşünerek başarılı olabilecekleri alanı bulmalarına yardımcı olmalısınız.

    Çocuklarınızın meseleleriyle yakında ilgilenip, onlara yeterli zaman ayırmalı, şefkat ve merhamet göstermelisiniz.

    Çocuklarınızın baba şefkati ile otoritesini benliklerinde aynı oranda hissetmelerini sağlayacak özen ve dikkati göstermelisiniz.

    Çocuklarınıza iyi bir terbiye vermelisiniz. Onları, mili ve manevi konularda aydınlatmalısınız. Bu anlatımınız onların uyuşturucudan uzak durmalarını sağlayacaktır.

    Çocuklarınızın, uyuşturucu batağına yuvarlanmalarına vesile olabilecek kötü örneklerin ve özendiricilerin yuvalandığı birahane, meyhane, diskotek, kahvehane gibi yerlerden uzak tutmalısınız.

    Uyuşturucuya götüren sebeplerin başında gelen alkolden uzak durmalarını ve bu kötü alışkanlığa düşmemelerini sağlamalısınız.

    Bütün uğraşlarınıza rağmen uyuşturucunun pençesine düşen çocuklarınızın kurtulmalarına destek olmalı, gerekli tedavilerinin yapılması hususunda yardımcı olmalısınız.

    Uyuşturucu kullanan çocuklarınızda, arkadaşlarını değiştirme, sık sık geç kalmak; yalan söylemek, yeni yeni arkadaşlar edinmek, aşırı para harcamak gibi bazı değişiklikler olacaktır.

    Yorgunluk bitkinlik, sinirlilik gibi hallerinde uyuşturucu kullanabileceklerinden şüphelenerek sebebini araştırmalısınız.

    Uyuşturucu kullandığını tespit etmeniz halinde; önce kötü arkadaş grubundan ayırmalı, uzman psikiyatr islerin önerileri doğrultusunda tedavilerini sağlamalısınız.

    Sevgili anne ve babalar..!

    Biliyoruz, öğüt vermek kolay, ama siz gene de gayret etmelisiniz... Önce çocuklarınız üzerinde şefkat ve merhamete dayalı otorite kurmalısınız. Daha sonra da çevrenizde olanlarla ilgilenmelisiniz. Çevrenizdeki bu tür olayları gördüğünüzde mutlaka 155 POLİS İMDAT telefonuna bildirmelisiniz.

    ÇOCUK VE GENCE ÖRNEK OLMA

    Çocukların hergün karşı karşıya kaldıkları anne baba tutum, davranış ve ilişki biçimlerinin; onların eğitiminde çok önemli bir rol oynadığı bilinmektedir. Aile ilişkileri, çocuklar için, davranış biçimleri ve insan ilişkilerinin öğrenildiği bir sahne oluşturmaktadır. Madde kullanım konusunda da, benzer mekanizma işlenmekte olup; çocuklar, anne babanın maddeler konusundaki tutum ve davranışlarını gözlemlemekte ve benzer şeyleri uygulamaktadır.

    Toplumda, anne baba başta olmak üzere, öğretmenler ve diğer etkili yetişkinlerin madde kullanımı konusundaki tutum ve davranışları; çocuk ve gençler için çoğu kez kavram karmaşası yaratmaktadır. Çocuk ve gençler, zararlı etkisi kesin olarak kanıtlanmış olan sigara ve alkol gibi maddelerin, neden erişkinler tarafından kullanıldıklarını tam olarak kavrayamamakta; kendilerinin de bu ve buna benzer maddeleri kullanabileceği düşüncesi oluşmaktadır. Anne babalar, her ne kadar, çocuk ve gençleri bağımlılık yapan maddeler konusunda uyarsa da; kendi sergiledikleri davranış modelleri, mantıklı uyarılarından çok daha etkin olmaktadır.

    Bu nedenle, anne babaların, kendilerinin kullanımı konusundaki tutum ve davranışlarının nasıl olduğunu irdelemeleri gerekir. Örneğin alkol, sigara, ilaç kullanımı konularında bu maddeleri kullanma nedenleri, sıklıkları, bu maddelere gereksinimleri, kullanıp-bırakma paternleri, bu alandaki güçlülük ve zayıflıkları gibi özelliklerin hepsi önem taşımaktadır.

    Çocuklar, anne babanın davranışlarını görerek öğrenir, anne-babanın birbirlerine olan tutum ve davranışlarını da kendilerine örnek alır, sorunların çözümünde anne babanın davranışlarını kopya ederler.

    AİLE İÇİ EĞİTİM

    Eşler arasındaki ilişkilerin her zaman çok pürüzsüz olması beklenemez. Zaman zaman sürtüşme, anlaşmazlık ve tartışmalar da olması doğaldır. Önemli olan, anlaşmazlıklar karşısında, eşlerin olaya yaklaşımları, birbirlerine karşı davranışları ve çözüme ulaşmada izlenen yolların nasıl olduğudur.

    Anlaşmazlıklarda eşlerin karşılıklı oturup konuşabilmesi, her iki tarafın da kabullenebileceği bir çözüm yolu bulabilme becerisi önem taşımaktadır. Hiç sorun yokmuş casına olayları görmezden gelip sahte bir uyum içinde yaşıyor olmak, hep birinin boyun eğmek zorunda sağlıksız bir ilişki biçimini sürdürmek, sorunların çözümünde çocuklara sarılmak ya da çatışmayı onların üzerine yansıtmak sağlıksız iletişim modelleridir.

    Çocukların eğitiminde eşlerin beklentileri, istekleri, rolleri, sorumlulukları, yönlendirmeleri, eğitime yaklaşım biçimleri kuşkusuz birbiriyle tümüyle aynı paralelde olmayabilir. Ancak, temel konulardaki eğitim anlayışında, tutarlı ve uyumlu bir birlikteliğin sağlanması çocuklar adına önem taşımaktadır.

    ÖZGÜR, BAĞIMSIZ, SORUMLU, SINIRLARINI BİLEN, GÜVENLİ ÇOCUK YETİŞTİRME

    Madde bağımlılığı tehlikesi ile ilgili olarak anne babaların bilmesi gereken önemli özelliklerden biri; çocukları ve gençleri bağımsız olarak yetiştirebilmenin, onları madde bağımlılığından uzak tutabilecek en önemli etkenlerden biri olduğudur.

    Maddeler, ancak kullanıldığında bağımlılık yaratırlar. Bağımlılık yapan maddelerin tümü ortadan kaldırılması mümkün olmayacağına göre; kişinin bu maddeleri kullanmama gücünün gelişmiş olması en temel özellik gibi görünmektedir. Kişinin madde kullanması için, maddeye hayır deme gücünün olmaması ve madde kullanımı konusunda önceden istekli olması gerekir. Bir başka deyişle, maddeye hayır diyemeyen ve kendisiyle ilgili sorumluluk duygusu yeterince gelişmemiş olan kişilerde maddeye alışma tehlikesi çok daha fazla olduğu söylenebilir.

    Çocuklara sorumluluk duygusunu verebilmek, onları madde bağımlılığından uzak tutabilecek en önemli unsurdur.

    Çocukları bağımsız olarak yetiştirmenin ne olduğu; onlara güven ve bağımsızlık duygusunu kazandıran bir eğitim yaklaşımının nasıl olacağı soruları hep akla gelmektedir.

    Bunu anlayabilmek için, çocukların, kendilerine özgübir özgürlük ve serbestlikleri olması; ancak her şeyde olduğu gibi, bu özgürlüğünde sınırlarının iyi tanımlanması gerektiği bilinmelidir.

    Çocukların kendilerine güvenebilmeleri, kişilik sahibi olabilmeleri için yalnız başlarına, anne-babasız hareket edebilecekleri alanlara gereksim bulunmaktadır. Anne-babaya düşen görev, çocuklarına bu serbest alanda yol göstermek; ancak bu serbestliğin sınırlarını da açık olarak belirlemektir.

    Bu nedenle; çocukların belirli konularda; yaşlarına uygun olarak ve kendi başlarına serbest hareket edebilmeleri, onların kendi davranışlarını kontrol edebilmeleri için çok önemlidir.

    Çocuk kendi başına bir karar verdiğinde; bu kararın kendi yaşamı üzerindeki etkileri konusunda bir sorumluluk alacak ve belli oranda bir riske girecektir. Bu risk ona ağır gelse bile, sonuçta kendisine bazı deneyimler kazandıracaktır. Kendi verdiği kararlar sonucu çocuğun olumlu şeyler elde etmesi, ona verdiği kararın doğru olduğunu öğrenecek; olumsuz şeyler yaşaması ise, bu deneyimin ona daha sonraki denemeler için katkıda bulunmasına sağlayacaktır. Bu deneyimler sonuçta, çocukta güven ve sorumluluk duygusunun gelişmesinde önemli adımlar olarak düşünülmektedir.

    Bağımsızlık ve kişisel sorumluluk ancak uzun zaman süreci içinde, yavaş yavaş ve alıştırmalarla verilebilir.

    Hangi yaşta olursa olsun, herkesin belirli sınırlara gereksinimi vardır.
    Hem toplumsal yaşantıda uyumlu olabilmek, hem kişisel iç huzuru ve dengeyi sağlayabilmek için; kişinin belirli sınırlarının olmasına gerek vardır. Bu sınırlar, kişisel bütünlüğü koruyabilmek ve başkalarıyla iletişimde açık ve net olabilmek için de gereklidir. Bu sınırlar aynı zamanda, kişinin kendini hangi alanlarda ve nereye kadar geliştirebileceğinin da bir ölçüsü gibi düşünülebilir. Çocukların sınırları, önce anne baba olmak üzere çevre ve toplum tarafından belirlenmektedir. Aile, okul, meslek eğitimi, maddi durum, ev durumu gibi aileye değişen etkenler yanı sıra; alienin çocuk yetiştirme biçimleri, tüm alanlarıyla eğitim ve öğretim, toplumdaki sosyal ve kültürel değer yargıları da bu sınırların belirlenmesinde çok önem taşıyan değişkenlerdir.

    Çocukların sınırlarının nasıl ve ne oranda olması gerektiği aile tarafından belirlenirken; kuşkusuz, çocuğun kendinden getirdiği yaratılış özellikleri de bunda etkili olmaktadır.

    Daha bebeklikten başlayan bu sınırlar, çocuğun gereksinimleri ve ailenin tutumuna göre, her yaş için farklı düzey ve biçimde olmak üzere yeniden ayarlanmalıdır.

    Çocuk ve gencin sınırları; "esnek ama gevşek değil", "belirli ama katı değil", " tutarlı ama değişmez değil", "yaptırımı olan ama zorlayıcı değil" nitelikte olmalıdır. Kuşkusuz, bu sınırların belirlenmesine, çocuk ve gencin gereksinimleri, beklentileri, dilekleri de önemsenmeli; gelişen topluma göre güncel değerler göz önüne alınmalı; çocuk ve gencin de bu oluşumda payının olmasına dikkat edilmelidir.

    Çocuğa belirlenen sınırların çok geniş ve gevşek olması; bir anlamda "sınır olmaması" anlamına gelmektedir. Bu durumda çocuk ve genç, gerçek yaşamda neyi, ne zaman, nerede, nasıl yapacağını öğrenmemekte; davranışlarını ayarlama ve kontrol edebilmeyi becerememekte; gerçek yaşamdaki ilişkileri tam anlamıyla kavrayamamakta; insanlarla ve toplumla olan ilişkilerini ayarlayamamakta; kendi sınırlarının nerede bittiği ve başkalarının özğürlüğünün nerede başladığını kestirememekte; sosyal uyum ve iletişimde ciddi sorunlarla karşı karşıya kalmaktadır.

    Bunun tersine, çocuğa gereksiz engellemeler ve yasaklardan oluşan bir sınır belirlenmesi; "çocuğun kişiliğinin aşırı sınırlanması" demektir. Bu durum, çocuk ve gencin yaşam becerilerinin gelişmesinde engelleyici rol oynamakta; güvensizlik, karamsarlık ve kuşku duyguları ve bunların neden olduğu yeni psikososyal sorunlara yol açmaktadır.

    Sınır ve sorumlulukların kesin olarak belirlenmediği, anne baba arasında belirgin tutum farklılıkları olduğu, aynı konuda farlı zamanlarda farklı sınırların söz konusu olduğu durumlar; "belirsizlik, tutarsızlık ve güvenilmezlik" olarak değerlendirilmektedir. Böyle bir durumda, çocuk ve genci, kendi davranışlarını ayarlama, karar verme ve sorumluluk almada sorun yaşamasına neden olacaktır.

    Anne babalar için önemli cümleler:

    Çocuk ve genç,
    Duygusal açıdan
    Sevgi, ilgi,
    yakınlık,
    onaylama,
    Saygı görme,
    önem verilme,
    Övgü alma,
    cesaretlendirme,
    kendini özgürce anlatabilme,
    Belli sınırlar içinde bağımsız davranabilme,
    Sağlıklı bir ortamda büyüyüp gelişme,
    Uygun biçimde eğitilme,
    Umut ve beklentilerinin desteklenmesini ister.


    Çocuk ve genç
    Anne baba davranışlarını görerek öğrenir,
    Anne babayı kendine örnek alıp taklit eder,
    Anne babanın birbirlerine karşı davranışlarını gözler,
    Sorun çözümünde anne babadan gördüklerini yapar.

    Çocuk ve genç,
    Anne babanın ona zaman ayırmasına gereksinim duyar,
    Ailede olumsuz ilişkiler varsa onarılmasını ister,
    Sorumlulukları üstlenmede yol gösterilme ve destek arar.

    Çocuk ve genç,
    Çocuk ve gence sorumluluk duygusunu verilmelidir,
    Çünkü, sorumluluk duygusu madde bağımlılığından uzak olabilmedeönemli bir unsurdur.


    Anne babanın, çocuk eğitiminde unutmaması gereken bazı cümleler, madde kullanımı konusunda da geçerli olup; yaklaşımın da dikkate alınmaları gereken bazı cümleler vardır

    Tedaviye Yönlendirmede Temel YaklaşımlarAlkol/Madde kullanan kişi, sorunun varlığını inkar etme eğilimindedir.Bir şey söylemek yerine, aktif biçimde çok iyi dinlemek Alkol/Maddenin, kişinin yaşamı üzerindeki olumsuz etkilerinin neler olduğunu farketmesini sağlamak,Tartışmadan kaçınmak,Yargılamamak,Kendine güvenmesini sağlamaya çalışmak,Onu olduğu gibi kabul etmek, Alkol/Madde kullanımıyla ilgili sorunların sorumluluğunu ona bırakmamak; kendi kararlarını vermesini desteklemek.

    ÇOCUK VE GENÇTE MADDE KULLANIMINI DÜŞÜNDÜREN BELİRTİLER:

    Ergenlik dönemi, puberte ile başladığı, gencin kendi ekonomik bağımsızlığının kazandığı yaşlara kadar sürdüğü kabul edilen bir gelişim dönemidir. Biyolojik, psikolojik ve ruhsal olarak hızlı değişimlerin yaşandığı bu cağ; kendine özgü bazı özellikler taşımaktadır. 10' lu yaşların başından, 20'li yaşların başı ya da ortasına kadar uzayabilen bu dönemde; bir çocuğu yetişkin hale gelmesi söz konusudur.

    Her çocuk ve gencin kendine özgü biçimde yaşadığı bu dönemde, bireysel ruhsal bağımsızlığın kazanılması, uygun ve tutarlı akran ilişkilerinin kurulabilmesi, kimlik duygusunun şekillenmesi, geleceğe yönelik planların oluşturulması, karşı cinse ilişkin tutum ve davranışların tutarlı hale gelmesi, iş ve meslek yolunun çizilmesi, aile ve toplum değer yargılarının harmanlanıp kişinin kendine özgü bir değerler sistemi oluşturulması, ekonomik bağımsızlın sağlanması, davranışlarının sorumluluğunu üstlenir hale gelebilmesi gibi bir çok görev beklenmektedir.

    Ergenlik döneminin uzun zaman sürmesi yanısıra, ergenden beklenen görevlerin çeşitliliği ve zorluğu; bu dönemde ergenlerin bazı sorunlar yaşamasına yol açabilir. Bu dönemin kendine özgü ruhsal ve davranışsal özellikleri, duygusal çalkantıları, uyum güçlükler, kimlik sorunları, bocalamaları,otoriteyle çatışmaları çoğu kez büyük sarsıntılara neden olmaksızın çözülür. Ancak bazı ergenler için, bu özellikler, ciddi ve ağır biçimde sorun yaşanmasına neden olabilir. Madde kullanımı da bu ciddi sorunlar arasında sayılmaktadır.

    Ergenlik döneminin olağan gelişimsel çalkantılar arasında; derslerdeki başarısında dalgalanmalar, aileyle çatışma ve aile yaşamından uzaklaşma isteği, ruhsal yönden duygusal ve davranışsal sorunlar gösterme, ilgi ve isteklerinde kararsızlık ve değişkenlik, okul ya da meslek eğitimine ilişkin sorun ve bocalamalar yerini değiştirme gibi önemli kararlar söz konusu olabilir.
    Çocuk ve gençlerde, madde bağımlılığının başlangıcını gösteren kesin bir işaret yoktur. Ergenliğin olağan duygusal sorunları ya da başka ruhsal bozuklukların da benzer belirtilere yol açabileceği akılda tutulmalı; ancak, ergende madde kullanımı kuşkusunu akla getirebilecek bazı ciddi davranış değişiklikleri gözden kaçırılmamalıdır. Bu belirtilerin ciddiyetinin değerlendirilmesi, başka ruhsal sorunlarla ayırıcı tanının yapılması, çözüm önerileri ve tedavi yaklaşımı; madde kullanımı konusunda özelleşmiş çocuk/ergen psikiyatristleri ve erişkin psikiyatrislerinin görev ve sorumluluk alanı içindedir

    Sevgili Gençler!

    Sizin ve geleceğinizin en büyük düşmanı sigara, alkol ve uyuşturucudur. Birahane, diskotek, meyhane ve benzeri mekanlar uyuşturucu kullanımı ve dağıtımı için uygun mekanlardır. Bu mekanlardan uzak durunuz. Merak için gitmek zorunda kalırsanız bile dikkatli olunuz, tuzaklara düşmeyiniz.

    Uyuşturucular, sizi milli ve manevi değerlerinizden koparır, cemiyete uyum sağlayamayan kavgacı, sinirli ve uyumsuz insan haline getirir. Bu da içinde yaşadığınız cemiyetten soyutlanmanıza ve batağa iyice saplanmanıza sebep olur.

    Düşünün! Sizler bizim geleceğimizsiniz. Büyük önder ATATÜRK bile Cumhuriyeti ve İstikbali sizlere emanet etmedi mi? Onu korumak ve kollamakla yükümlü kılınmışsınız. Pekii ! Bu koruma ve kollama eylemini uyuşmuş beyinlerle yapmanız mümkün mü? Cemiyetten soyutlanmakla Cumhuriyeti korumanız ve kollamanız mümkün mü?

    Kötü örneklerin hayatlarına, parıltılı ve sahte yaşantılarına aldanmayın. Onlar, Cumhuriyetin kollayıcısı olan sizleri bu görevden alıkoymak için canla, başla çalışan düşmanlarınızdır. Soğuk savaşın çirkin bir anlayışı olarak, sizleri önce uyuşturucuya iten ortamları hazırlayarak dejenere edip, sonrada öldürücü alışkanlıklarla imhaya yönelen guruplar mafya adı altında örgütlenmiştir.

    Sizin örnek aramaya, hele hele kötü örneklere sarılmanıza gerek yoktur. Çünkü; Mustafa Kemal ATATÜRK gibi bir mürşidiniz (Yol göstericiniz) vardır.

    Ne Yapmalısınız?

    Öncelikle uyuşturucu kullanımına yol açan ortamlardan uzak durmalısınız.

    Kötü örneklerden (İdoller) kaçınmalı, onların parıltılı ve şaşalı yaşantılarına aldanmamalısınız.

    Uyuşturucu kullanımına başlamanın en büyük sebeplerinden olan deneme isteğinden kendinizi uzak tutmalısınız.

    Size bedava uyuşturucu teklif eden "bir kere kullanmadan bir şey olmaz" diyenlere kanmamalısınız.

    Sorunlarınızın çözümü uyuşturucu kullanımıyla sağlanmaz. Uyuşturucuya sığınmamalısınız.

    Çevrenizdeki arkadaşlarınızda uyuşturucu kullanımına zemin hazırlayan ortamlardan uzak tutmalısınız.

    Enerjinizi milli ve manevi değerlere sosyal faaliyetlere yönetmelisiniz.

    Model şahsiyetlerin bozukluğunu aklınızdan çıkarmamalısınız.

    Sevgili Gençler!

    Sevincinizi, üzüntülerinizi aileniz büyükleriyle paylaşınız.

    Sizin en yakın dostunuz sizin için her şeyini fedaya hazır aile büyüklerinizdir. Onlara karşı dürüst olunuz. Onlardan hiçbir şeyinizi gizlemeyiniz. Onlara güveniniz.

    Problemlerinizi anlatınız, tek başına çözüm bulmaya kalkmayınız.

    Onlar sizlerden daha deneyimlidir. Onlardan korkmayınız. Kimin problemi yok ki? El birliğiyle her şey çözülür.

    Uyuşturucu ÇÖZÜM değil ÇÖZÜMSÜZLÜKTÜR

    Emniyet Genel Müdürlüğü

    www.egm.gov.tr

    Msn Space sayfanızda canlı radyoların yayınını kullanın

     


     

    Msn Space sayfanızda canlı radyoların yayınını kullanın

    <Asx Version = "3.0" >
    <Param Name = "Name" Value = "KURSATFM" />
    <Param Name = "PlaylistAttribute" Value = "0" />
    <Param Name = "AllowShuffle" Value = "yes" />
    <Param Name = "type" Value = "downloaded" />
    <Param Name = "Is_Trusted" Value = "false" />
    <Param Name = "Is_Protected" Value = "false" />
    <Entry>
    <Title > FM CANLI YAYIN</Title>
    <Param Name = "Name" Value = "KURSAT FM" />
    <Param Name = "MediaType" Value = "audio" />
    <Param Name = "MediaAttribute" Value = "0" />
    <Param Name = "Bitrate" Value = "56000" />
    <Param Name = "DigitallySecure" Value = "0" />
    <Param Name = "PlayCount" Value = "0" />
    <Param Name = "SourceURL" Value = "http://69.28.128.148:80" />
    <Ref href = "http://69.28.128.148:80"/>
    <param name="HTMLView" value="http://main-board.mike043.server4you.de/radyo/yayin.html" />
    <BANNER href ="buraya banneriniz url si">
    <abstract>KURSATFM</abstract>
    </banner>
    </Entry>
    </Asx>


    Önce yapmaniz gerken yukardaki kodlari kopyalayin notdefteri acip kaydedin
    kod larin icindeki KURSAT FM yazan butun yerlere istediigniz isimi yazabilrisiniz

    yukarda yazili olan kodlarin arasinda
    http://69.28.128.148:80 radyo kanalinin url sidir isterseniz assagidaki listeden degistirebilrisiniz
    sonra dosyayi farkli kaydet yapin acilan kutuyu dosya adi olarak herhangi bisey yazin ama sonu .wmv olacak örnek (kürsat.wmv)
    alttaki kodlama yazan yeri tiklayin utf-8 secin ve kaydedin
    kaydettiginiz dosayi bir host a upload edin sayfanizdaki win.media playere ekleyin bu kadar

    RADIO url leri
    Radio kötü ve pis
    http://85.214.23.247:6020
    Radio kardelen
    http://62.75.220.143:2050
    Radio Iz
    http://81.169.173.34:7070
    Radio Ohbee
    http://80.190.246.148:8999
    Radio Alemiz
    http://81.169.173.34:9191
    Radio 7
    http://81.169.173.34:9191

    KURSATSENTURK.spaces.live.com tesekkur

    visitor map

     

      

    KENDİ KENDİNE SORULAR

     

    bu yazı alıntıdır; sahibine tesekkurler
    KENDİ KENDİNE SORULAR
    Belki en büyük savaşları kendi içimizde yaşıyoruz, arzularımız korkularımızla çarpışıyor, özlemlerimiz kuşkularımızla vuruşuyor, hayallerimiz acı tecrübelerimizin bize kurduğu pusulara düşüyor, mutluluğa doğru coşkulu bir koşu tutturma isteği en olmadık anda kaçıp gidecek huzurun ihanetinden endişeleniyor.

    Özgürlüğe kendimizi bir boşluğa bırakır gibi bırakma dürtüsü, bizim özgürlüğümüzün bir başkasının esaretine yol açacağının tedirginliğiyle kuşatılmışken biz özgür olabilir miyiz sorusu büyüyor içimizde. Geçmişe olan borcumuz geleceği yaratma gücümüzü zayıflatıyor. Alışkanlıklarımız heyecanlarımızla boğuşuyor.

    Kendi kendimizle savaşıp, cevaplarını bilmediğimiz sorularla allak bullak oluyoruz.

    Bizim isteklerimiz başkasına acı verecekse, isteklerimizden vaz mı geçmeliyiz, vazgeçmenin bize çektireceği acı, sevdiğimiz birinin çekeceği acıdan daha mı az yaralar bizi?

    Sevdiklerimize olan borcumuz ne, peki kendimize olan borcumuz?

    Bu hayatı nasıl yaşamalıyız?

    Huzuru mu aramalıyız heyecanı mı?

    Yaptıklarımızdan pişman mı oluyoruz yoksa yapmadıklarımızdan mı, gelecekte hangisi takılır aklımıza? Bizim mutluluğumuzun yolu bir başkasının mutsuzluğundan geçiyorsa, değiştirmeli miyiz yolumuzu? İnsan en büyük savaşı kendi içinde veriyor.

    Birbiriyle çelişen duygularımızla hırpalanıyoruz, kimsenin görmediği bir savaş alanı gibi içimiz, kendi ölülerimizle doluyor, duygularımızdan hangisi galip gelirse gelsin, patlayan duygularımızla birilerinin vurulacağını biliyoruz artık.

    İsteklerimizi, coşkularımızı, özlemlerimizi evcilleştirmeli miyiz, kendi kendimizin avcısı olup kafeslere mı kapatmalıyız ruhumuzu?

    Bilinmeyenin bizde yarattığı o çıldırtıcı merakın peşinden mi koşmalıyız yoksa bilinmeyenden saklı olana duyduğumuz korkuyla geri mi durmalıyız.

    Ne yapmalıyız, bu hayatı nasıl yaşamalıyız?

    Kendimizden başka bir dostumuzun, kendimizden başka bir ordumuzun olmadığı bir savaşta bölünen ruhumuzun hangi tarafının zaferi için uğraşmalıyız.

    Hangi tarafı tutarsak tutalım neticede yine de bir tarafımıza ihanet etmiş olmayacak mıyız, ihanetsiz yaratılamayacak bir geleceğin yükünü taşıyabilecek kadar güçlü müyüz?

    Kaçsak, gidecek yerimiz yok, kendi kendimize tutsağız, savaşsak vuracağımız başkalarıyla birlikte yine kendimiz olacağız.

    Ayaklanmış duygularımızın birbiriyle vuruştuğu bir savaş yaşıyoruz. Geçmişten geleceğe ancak savaşla geçebiliyor ruhumuz, geçmişi olanın geleceği savaşsız yaratılmıyor. Hem mutlu hem huzurlu, hem coşkulu hem korkusuz, hem arzulu hem kuşkusuz olamaz mıyız,geleceği başkalarının hayatlarına dokunmadan, onlarda acınacak yaralarla yaralanmadan yaratamaz mıyız?

    Nedir bu savaşın ardındaki sır, hangi buyu bizi bizimle vuruşturuyor, hangi korkunç kader geçmişimizi geleceğimizle çarpıştırıyor?

    Huzur bütün duygularımızı barış içinde tutmaksa eğer, hiç mi huzurlu olamayacağız, bir huzursuzluğa mı mahkumuz? En korkunç savaşı kendi içimizde yaşarken, ne yapmalıyız?

    Kim akıl verebilir bize? Kim bize yol gösterebilir?

    Savaşa savaşa, her savaşta bir parçamızı öldürerek mi yürüyeceğiz hayatın içinde? Her mutluluk bir acıdan mı süzülecek?

    Pusularla, ihanetlerle, saldırılarla, geri çekilmelerle, mütarekelerle, kaçışlarla, esaretlerle dolu bir savaşı yalnız başımıza yaşıyoruz, kim galip gelirse gelsin bir tarafımız hep yeniliyor.

    Yenilmeden galip gelemiyoruz.

    Her zafer bir yenilginin izini bırakıyor derinimizde.

    Zaferlerimiz kadar da yenilgilerimiz oluyor.

    Kendi kendimizle savaşarak yürüyoruz.

    Ve savaş, biz bittiğimizde bitiyor ancak.

    Mutluluk üzerine bir geyik...

     

    Mutluluğu bir hayal haline getiren şey aslında sahip olmadıklarımız değil; hiçbir zaman sahip olamayacağımızı bildiğimiz halde peşinden koştuklarımızdır.

    Sahip olduğumuz onca şeye rağmen bizden çok daha azına sahip olanların yüzlerindeki gülümsemeye imrenmemizin nedeni bir türlü yetinmeyi bilen "yüce ruh"ların arasına katılmayı öğrenememiş olmamızdandır.

    Onca sevenimiz varken bizim istediğimizin bize istediğimiz şekilde davranmaması mutsuzluğumuzun kaynağı olabilmektedir. Bizler sadece sevilmek istemiyoruz. Her hangi biri tarafından sevilmek mutluluğumuz için yeterli olmuyor. Bizi mutlu eden şey; bizi, bizim istediğimizin sevmesidir.

    Hayatta; bizim hayat serüvenimizi anlayacak ve bize ona göre davranacak, ona göre yaklaşacak yol arkadaşları arıyoruz. Bulamayınca da mutsuz bir yaşamın kapısının tokmağına dokunmuş oluyoruz.

    Hayatın hiçbir anında bizi bir kaç saniye olsun hatırlamayacak insanlar için yaşamımızı zehir ediyoruz. Onlarca kişi bizi alkışlarken, alkış beklediğimiz insan(lar)ın bizi alkışlamıyor olması sevincimizi gölgelemeye yetebiliyor.

    Başarıyı üzerimizde duran giysilerde, oturduğumuz koltuklarda, konuştuğumuz konularda ya da yüzümüzdeki zoraki gülümsemede bulanlar; en büyük yenilgiyi içimizde yaşadığımızı bilselerdi dünyanın en acınası varlıkları olarak görürlerdi bizleri.

    Sürekli daha fazla "başarı" peşinde koşarken ardı sıra bıraktığımız insanların vardığımız noktada artık bizim yanımızda/arkamızda olmadıklarını görmek "yaşam sınavı"ndan kaldığımızın en büyük göstergesi değil midir?

    Daha çok okudukça, daha çok bilgilendikçe, daha çok düşündükçe daha "saygın" olacağını düşünen insanların; en sonunda yalnız kalmaları yalnızlığın "yücelere" mahsus olduğunun mu yoksa bütün "okumaları"na rağmen "hayat sınavı"ndan kalmışlığın  göstergesi olarak mı alınmalı?

    Zirvede çok kişiye yer olmadığı için "yalnızlığı tercih ettiğini" söylerken "yalnızlığın ıstırabını" örtmeye çalışan insanın mutlu olması söz konusu olabilir mi?

    --------

    Velhasıl insan kendine dert icat etmek için kaşınan….(diyecem ama işte çocuk okuyuculara kötü örnek olur.)

    Hamiş:Düşünceler orjinal deildir.Google'dan siz de aşırabilirsiniz.(Ama bakın referans yaptım ben)

    Konuşulan konu İşte Gerçek Soykırım

     

    Alıntı

    İşte Gerçek Soykırım

     www.gazetealemi.com

    Ermeniler 1. Dünya savaşında Müslüman Anadolu halkını böyle katletti

    Birileri Ermeni soykırımı olmuştur diyedursun, tarihi belgeler ve fotoğraflar herşeyi açıkça ortaya koyuyor.

    Photobucket - Video and Image Hosting

    Hasankale'de, Ermeniler tarafından şehit edilen kadın ve çocuklar.
    Kaynak:Massacre Exerted By The Armenian On The Turks During World War I Pictures.

    Photobucket - Video and Image Hosting

    16 Şubat 1918'de, Erzincan'ın Vagarir köyünde, Ermeniler tarafından şehit edilen ve bir evin arkasında bulunan şehit edilmiş Türkler.
    Kaynak :Massacre Exerted By The Armenian On The Turks During World War I Pictures.

    Photobucket - Video and Image Hosting

    Silvan civarında, Beşnik ermeni köyüne Van ve Tolorya'dan gelip, Doryan Dano ve kardeşlerinin başında bulunduğu Ermeni çeteleri tarafından 11 Haziran 1915 tarihinde Şeytankaya mevkiinde şehit edilen milis subayı Hamid Efendi komutasında bulunan erzak kafilesi, jandarması ve subayları.

    Photobucket - Video and Image Hosting

     

    Diyarbakır'ın Şark nahiyesine bağlı Hızır İlyas köyü Mersani deresi (23 Temmuz 1915). Hono ismindeki ermeninin başında bulunduğu çete tarafından hançer ve kurşunla şehit edilen erkek, kadın ve çocuklar.
    Kaynak : Ermeni Ayaklanmaları ve İhtilal Hareketleri.

    Photobucket - Video and Image Hosting

     

    Ordudan hava değişikliği için terhis edilen ve 23 Temmuz 1915 de Diyarbakır'ın Lice kazasına bağlı Kum ve Çom köyleri civarında elleri ayakları bağlanarak Ermeni komitecileri tarafından şehid edilen askerler.
    Kaynak : Ermeni Ayaklanmaları ve İhtilal Hareketleri.

    Photobucket - Video and Image Hosting

    25 Nisan 1918'de, Subatan'da Ermeniler tarafından öldürülen Türk çocuklar, kadınlar ve karınları deşilerek bebekleri çıkarılan anneler.
    Kaynak:Massacre Exerted By The Armenian On The Turks During World War I Pictures.

    Photobucket - Video and Image Hosting

    Balta ile Katliam: İzmit'in Kollar köyünden Ermeniler tarafından balta ile katledilen müslümanlardan bir kısmının olaydan sonra çekilen fotoğrafı; 1- Boşnak Malik 2- Abdulmecid oğlu Ali 3- Ali oğlu Seyid (14 yaşında) 4- Ömer oğlu Abdulgani 5- Abdulgani oğlu Mecid 6- Abdullah oğlu Hüseyin 7- Bekir oğlu Yusuf 8- Osman oğlu İsmail
    Kaynak : Ermeni Ayaklanmaları ve İhtilal Hareketleri.


    Aşka dair

     
     
    Aşk derdiyle hoşem el çek ilacımdan tabib
    Kılma derman kim helakim zehr-i dermanımdan
     
                                                                                         Fuzuli
     
     
    Sevgili!..
     
     
    Aşkın şiirini yazmak isterdin sana; sana aşkı siirle yazmak isterdim...
    Aşkı seninle tanımlamak ister, aşkı sende tanımak isterdim.
    Ay ikiye bölündüğünde yanında olmak ister Uhud'da dişini avucuma almak isterdim.
     
                                                                          İskender Pala

    Senden

     
     
    Derlerdi aşktır gülü açtıran
    Ancak yanınca dökülür nameler
     
    Sormaz senmiydin, gelen bilmez
    Yaşayayan bilir, geçer gider
     
    Nice fidanlar yeşerdi geride senin yerinde
    Sadece sen sadece sen
     
    Araya araya bulsam izni
    İzinin tozunu sürsem yüzümü
     
    Sen ve ben, ve biz, hepimiz
    Bugün hangi gün, yıllardan kaçtayız?
     
    Hastayım, yanlızım, seni yanımda
    Sanıp da bahtiyar ölmek isterim
     
                                                                  Asar

    Lizcik'e

     
     
    Sana birgün bir anne gibi hocalık yapan,
    Masanın üstüne şu örtüyü tertemiz örtüren,
    Kumları bile ayaklarının dibine serptiren,
    Bir bolluk, huzur ve düzen kaynagı olan ruhunun,
    Etrafımda fısıldadığını hisseder gibiyim.

                                                                               Goethe